Resilience’ınız Ne Seviyede?

Çözüm Bulan Bilişim ve Kobi Danışmanı

Resilience’ınız Ne Seviyede?

Mart 21, 2019 Uncategorized 0

Resilience’ınız Ne Seviyede? Hayatın ve İş Dünyasının Zorluklarına Karşı Direnme Sanatı

Anahtar Kelimeler: Resilience, Dayanıklılık, Esneklik, Çeviklik, Ruhsal Dayanıklılık, Kurumsal Resilience, Stres Yönetimi, Değişim Yönetimi, Psikolojik Sağlamlık, Olumlu Psikoloji.

Hayatın getirdiği zorluklar ve sıkıntılı durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz? Olaylar karşısında kolayca uyum sağlayabiliyor musunuz? Çocukluğunuzda oynadığınız lastik toplar gibi düştüğünüzde geri zıplayabiliyor musunuz? Ya da bir bambu ağacı gibi sağlam köklerinizin üstünde esnek bir şekilde rüzgara göre şekil alabiliyor musunuz? Yeterince çevik misiniz? Hayatın getirdiği yükler karşısında dağılmadan durabiliyor, yol karanlık göründüğünde bile inançla devam edebiliyor musunuz? Bu sorular, günümüz dünyasında giderek daha fazla önem kazanan bir kavramın kapısını aralıyor: Resilience (Dayanıklılık).


Bireyler ve Organizasyonlar İçin Resilience’ın Önemi

Günümüz bireyleri ve organizasyonları, iş hayatında bir dizi olumsuz durum, risk ve tehdit ile karşı karşıya. Ekonomik dalgalanmalar, siyasi belirsizlikler, teknolojik değişimler ve hatta küresel krizler gibi faktörler, günlük yaşamımızın ve iş süreçlerimizin bir parçası haline geldi. Buna ek olarak, toplumun içinde bulunduğu pek de olumlu olmayan sosyal ve ekonomik koşullara da maruz kalıyoruz. Bu sürekli değişen ve belirsiz ortamda ayakta kalabilmek, sadece fiziksel değil, zihinsel ve ruhsal sağlamlık da gerektiriyor.

Tüm bu zorluklar, belirsizlikler ve değişim karşısında ‘dayanıklılığımızı’, ‘esnekliğimizi’ ve ‘motivasyonumuzu’ koruyabilmek, hedeflerimize ve taahhütlerimize bağlı kalabilmek, en zor zamanlarda bile ayakta durabilmek ve her şeye rağmen ‘iyi’ olabilmek için ‘resilience’ kasımızı güçlendirmemiz gerekiyor. Resilience, sadece hayatta kalmak değil, aynı zamanda zorluklardan ders çıkararak daha güçlü bir şekilde ilerlemeyi de ifade eder.


Resilience Bir Yolculuktur: Bilinçli Bir Seçim

Ancak içinde bulunduğumuz ortam nasıl olursa olsun, resilience bir süreçtir; rotasını kendimizin belirleyeceği bir yolculuk ve kişisel bir seçimdir. Bu, pasif bir kabullenme değil, proaktif bir eylemdir. Esnek ve çevik olabilmek adına, köklü değerlerimizden ve inançlarımızdan destek alarak yeniden ayağa kalkmayı seçmek, bilinçli ve niyetli bir davranıştır. Elbette, tekrar aynı darbeyi almak, burnumuza aynı yumruğu yemek için değil; yaşadıklarımızdan öğrenerek, rotamızda düzeltmeler yaparak ve yeni stratejiler geliştirerek dik durabilmek içindir. Her düşüş, bir öğrenme ve büyüme fırsatıdır.


Resilient Bir Bireyin Özellikleri ve Davranışları

Resilience, birey ile ilgili derin bir konudur. Bu, zihinsel, bedensel ve ruhsal olarak güçlü olmanın bir göstergesidir. Aynı zamanda, hayatımızın aldığı yönü kontrol edebilme ve sorumluluk alma becerisidir. Resilient kişiler, kendi iyiliklerini ve mutluluklarını başkalarının davranışlarına bağlı olarak belirlemezler ve suçu başkalarının üzerine atmazlar. Onlar, içinde bulundukları durumu değiştirebilmek için her zaman şu soruyu sorarlar: “İçinde bulunduğum durumu değiştirebilmek için ben ne yapabilirim?” Bu proaktif yaklaşım, onları mağduriyet psikolojisinden uzak tutar ve çözüm odaklı olmalarını sağlar.

Resilience, potansiyel veya gerçek tehditler karşısında kontrolümüzü kaybetmemek ve reaktif olmaktansa proaktif kalabilmekle ilgilidir. Bunun için de bireysel farkındalık, önümüzdeki seçimlere odaklanabilmek ve çeviklikle aksiyona geçmek bu alandaki en önemli becerileri oluşturuyor. Elbette hayatımızın misyonunu, amacını bilmek ve umudu her zaman içimizde taşımak da bu süreçte inanılmaz bir katkı sağlıyor. Hayata anlam katmak, zor zamanlarda dahi bir neden bulmamızı kolaylaştırır.

Özetle, resilient olabilmek için şu temel prensiplere odaklanmalıyız:

  • Enerjimizi değiştirebileceklerimizin üzerine odaklamak: Kontrolümüz dışındaki olaylara takılmak yerine, değiştirebileceğimiz şeylere odaklanmak, enerjimizi daha verimli kullanmamızı sağlar.
  • Kendi mutluluğumuza sahip çıkmak: Mutluluğa ulaşmak için başkalarına bel bağlamamak, içsel bir huzur ve tatmin kaynağı yaratır.
  • Güçlü yanlarımızın farkına varmak ve bunları kullanmak: Kendimizi tanımak, yeteneklerimizi ve güçlü yönlerimizi bilmek, zorluklarla başa çıkmada bize yol gösterir.
  • Bizi sınırlayan inançlardan kurtulmak: Olumsuz düşünce kalıplarını ve bizi aşağı çeken inançları fark edip dönüştürmek, potansiyelimizi tam olarak kullanmamızı sağlar.
  • Her zaman kullanılabilecek bir yedek plan oluşturmak: Belirsizliklere karşı hazırlıklı olmak, beklenmedik durumlar karşısında daha az stres yaşamamızı sağlar.

Kurumsal Resilience ve Olumlu İş Ortamının Gücü

Olumlu davranışlar doğal olarak olumlu ortamlarda, iklimlerde daha kolay filizleniyor. Olumlu bir ortamda oluşan bir olaya karşı insanların gösterdiği tepki ile aynı olayın olumsuz bir ortamda meydana gelmesi karşısında gösterdikleri tepki taban tabana zıt olabiliyor. Bu nedenle, iş ortamlarında olumlu iklimler yaratmak için çaba göstermek çok değerlidir. Çalışanların mutluluğu yalnızca bir iyi niyet göstergesi değil, aynı zamanda ‘resilient – dayanıklı’ ve ‘agile – çevik’ organizasyonlar yaratmanın da ön koşuludur.

Kurumlarda tüm insan kaynağının mutluluğunun yanı sıra ‘resilience’ını geliştirmesine emek vermek, işten ayrılmalar, hastalık izinleri, verimlilik, çalışan ve müşteri memnuniyeti, satışlar ve karlılık üzerinde son derece olumlu etkiler yaratır. Bu yaklaşım, takım çalışmalarına, çalışanların birbirleri ile olan yoldaşlığına, motivasyonuna, odaklanmaya ve kısacası kurumsal iklime olumlu bir hava getirir. Çalışanların kendilerini güvende, desteklenmiş ve değerli hissettiği bir ortam, kriz zamanlarında bile şirketin sağlam durmasını sağlar.

Kısacası, herkesin bir parçası olmak isteyeceği bir iş ortamı yaratabilmenin sırrı, zor zamanlarda bile mutlu olma sanatından geçiyor. Bu, sadece bir bireysel beceri değil, aynı zamanda kurum kültürüne işlenmesi gereken stratejik bir yaklaşımdır.

Ferah Lök, Power of Happiness Alıntıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şimdi Ara
Harita
×